
Araştırmalar, akıllı telefonların gün içinde çok sık kontrol edilmesinin dikkat dağınıklığı ve hafıza aksaklıklarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Çalışmalara göre birçok kişi telefonuna ne kadar sık baktığını olduğundan daha az tahmin ediyor ve bu durum bilişsel performans üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Birleşik Krallık’taki Nottingham Trent Üniversitesi ile Güney Kore’deki Keimyung Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmalarda, telefonu günde yaklaşık 110 kez kontrol etmenin yüksek riskli ya da sorunlu kullanıma işaret edebileceği saptandı. California State University, Dominguez Hills’te psikoloji profesörü emekli olan Larry Rosen’ın ergenler ve genç yetişkinlerle sekiz yılı aşkın sürede yürüttüğü araştırmalar da benzer sonuçlar ortaya koydu. Rosen, katılımcıların akıllı telefonlarını günde ortalama 50 ila 100’den fazla kez kontrol ettiğini, uyanık olunan saatlerde bunun her 10–20 dakikada bir gerçekleştiğini belirtti.
Hem Android hem de iOS işletim sistemleri, cihazların kaç kez kilidinin açıldığını gösteren veriler sunuyor. Mayıs ayında YouGov tarafından yapılan bir ankete göre, Amerikalılara uyumadan önce telefonlarını nereye koydukları sorulduğunda, her 10 kişiden 8’i cihazlarını yatak odasında tuttuklarını, çoğunlukla da yataklarının hemen yanında bulundurduklarını söyledi. Anket sonuçları Amerikalıların yüzde 66’sının uyandıktan sonraki ilk 10 dakika içinde telefonuna baktığını, yüzde 62’sinin ise uyumadan hemen önce cihazını kontrol ettiğini ortaya koyuyor. Aynı ankette katılımcıların büyük çoğunluğu, telefonu günde yalnızca yaklaşık 10 kez kullandığını düşündüğünü ifade etti.

The Washington Post’tan Amaya Verde and Luis Melgar’ın haberine göre, Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri ve bağımlılık tıbbı profesörü olan Anna Lembke, telefonlar ve dijital medyanın beyinde uyuşturucu ve alkolle benzer ödül yollarını aktive ettiğini ve bunun düşünmeden yapılan kontrol davranışlarını pekiştirdiğini belirtiyor. Lembke’ye göre, telefona erişilemediğinde ortaya çıkan huzursuzluk hissi de bu döngünün bir parçası.

Singapur Yönetim Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, sık telefon kontrolünün dikkat ve hafıza hatalarını artırdığını gösterdi. Araştırmaya göre, toplam ekran süresinden ziyade telefonu kontrol etme sıklığı, günlük bilişsel aksaklıkların daha güçlü bir göstergesi. Sürekli görev değişimi, beynin tek bir işe odaklanma becerisini zayıflatıyor. Bilgisayar bilimci Gerald M. Weinberg’in yıllar önce dikkat çektiği üzere, çoklu görev ve sık kesintiler verimliliği ciddi biçimde düşürebiliyor.

YouGov verileri, telefon kontrolünün sosyal yaşamda da yaygın olduğunu gösteriyor. Amerikalıların yarısından fazlası, başkalarıyla yemek yerken ya da arkadaşlarıyla buluşurken telefonuna birden fazla kez baktığını belirtiyor. İş ortamında ise 30 dakikalık bir toplantı sırasında her dört kişiden biri telefonunu en az bir kez kontrol ettiğini söylüyor. California Üniversitesi Irvine’den araştırmacı Gloria Mark’a göre, bu tür kesintilerden sonra yeniden odaklanmak 25 dakikadan fazla sürebiliyor.
Akıllı telefon kullanım alışkanlığının yalnızca gençlerle sınırlı olmadığı da vurgulanıyor. Pew Araştırma Merkezi verilerine göre ABD’de yetişkinlerin büyük çoğunluğu akıllı telefona sahip ve her gün internet kullanıyor. Rosen, kuşaklar arasındaki farkların giderek azaldığını ve herkesin akıllı telefonlar aracılığıyla kurulan bağlantılara bağımlı hâle geldiğini ifade ediyor.
Almanya’daki Heidelberg Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma ise akıllı telefon kullanımından 72 saat uzak kalındığında beyin aktivitesinin madde yoksunluğunda görülen örüntülere benzemeye başladığını ortaya koydu. Bu bulgu, kısa süreli dijital molaların sorunlu alışkanlıkların azalmasına katkı sağlayabileceğine işaret ediyor.
Araştırmalarda, bildirimlerin kapatılması, gereksiz uygulamaların silinmesi ve telefonun kullanım aralarında kapatılması gibi yöntemlerin cihazla kurulan ilişkiyi dengelemeye yardımcı olabileceği belirtiliyor. Ayrıca, teknoloji kullanımının telefonun dayattığı bir refleks yerine bilinçli tercihlerle sınırlandırılmasının önemine dikkat çekiliyor.