
Uzmanlar, kadınların erkeklerden daha fazla uykuya ihtiyacı olduğu iddialarının bilimsel temeli olmadığını belirtiyor. Hormonlar, beyin çalışma hızı veya biyolojik farklılıklar üzerinden yapılan açıklamaların ise kanıtlanmış bir karşılığı yok.
Brigham and Women’s Hospital’da uyku bozuklukları üzerine çalışan Dr. Suzanne Bertisch, “Kadınların biyolojik olarak daha fazla uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteren bir kanıt yok,” diyor.
Araştırmalar, kadınların geceleri yatakta erkeklerden birkaç dakika daha fazla süre geçirdiğini ortaya koyuyor. Ancak bu, daha fazla uyudukları anlamına gelmiyor. 2013 tarihli geniş ölçekli bir çalışmada, kadınların bir önceki gece erkeklere göre ortalama 11 dakika daha fazla “uykuya zaman ayırdıklarını” bildirdiği görüldü.
Bu sürenin içinde, uyumaya çalışılan fakat uyunamayan dakikalar da yer alıyor. Kadınlarda uykusuzluk (insomnia) oranı erkeklere kıyasla belirgin şekilde daha yüksek. Ayrıca kadınların beş kat daha fazla bakım verme kaynaklı uyku bölünmesi yaşadığı da araştırmada yer alan bulgular arasında.
Uykunun kalitesi söz konusu olduğunda da tablo benzer. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin 2023 anketine göre, kadınların “dinlenmiş uyanmama” oranı erkeklere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla.
Bilim insanları, kadınların neden daha düşük uyku kalitesi bildirdiğine dair kesin bir açıklama sunamasa da bazı ortak noktalar öne çıkıyor.

Uyku kalitesini artırdığı bilinen progesteron hormonu adet öncesi dönemde düşüyor; bu da uyku sorunlarına yol açabiliyor. Menopoz öncesi ve sonrasında hormon dengesinin değişmesi de benzer şekilde uykuyu etkiliyor.
Kadınların ev içi yük ve bakım verme sorumluluklarının daha fazla olması da önemli bir faktör. Gündelik işlerin, randevuların, çocuk bakımının zihinsel yükü stres seviyelerini artırarak uykuya dalmayı zorlaştırıyor.
Ayrıca insomnia, huzursuz bacak sendromu ve uyku apnesi gibi bozukluklar kadınlarda yaşla birlikte daha sık görülüyor. Üstelik uyku apnesi kadınlarda daha “sessiz” seyrediyor; horlama veya nefes kesilmesi gibi klasik belirtiler erkeklerde olduğu kadar belirgin olmadığı için teşhis gecikebiliyor.
Uzmanlar, uyku süresi ile uyku ihtiyacının aynı şey olmadığının altını çiziyor, ideal süre kişiye göre değişiyor.
Uyku bilimci Rebecca Robbins, uyku takibi yapan cihazların en azından yedi saatlik uykuya ulaşılıp ulaşılmadığını görmek için yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak en güvenilir ölçütün gündüz nasıl hissedildiği olduğunu ekliyor:
Sürekli yorgunluk, uyuklama veya odaklanma sorunu yaşayanların uyku eksikliği ya da bir uyku bozukluğu yaşıyor olabileceği vurgulanıyor.
Johns Hopkins Medicine’dan nörolog ve uyku tıbbı uzmanı Dr. Rachel Salas ise şu uyarıyı yapıyor: “Yeterince uyuduğunuzu düşünüyorsanız ama hâlâ yorgunsanız ya da uyanık kalmakta güçlük çekiyorsanız, bu mutlaka bir doktorla görüşülmesi gereken bir durumdur.”