
Yoga deyince çoğu zaman tek bir şey hayal ederiz: Mat üzerinde zorlu duruşlar. Oysa yoga tek bir pratikten ibaret değildir, farklı ihtiyaçlara ve farklı zihinsel odak noktalarına hitap eden pek çok türü vardır. Kimi zaman zihninizi dağınıklıktan kurtarıp toparlamak, kimi zaman yavaşlayıp derin dokularınızı gevşetmek, kimi zaman bedeninizi derin bir dinlenmeye bırakmak, kimi zaman da gün boyu ekrana bakmaktan yorulan gözlerinizi rahatlatmak istersiniz.
Yoga hakkında bilinmesi gereken en güzel şeylerden biri de budur: Yoganın temel felsefesi, herkesin kendi ihtiyacına ve mizacına uygun bir yol bulabileceği kadar kapsayıcıdır. Bu yazıda dört farklı yoga türünü, yani raja yoga, yin yoga, yoga nidra ve göz yogasını sade bir dille tanıyacak; hangisinin sizin için doğru olabileceğine dair bir fikir edineceksiniz.
Raja yoga, çoğu zaman kraliyet yolu olarak anılır. Adını Sanskritçede kral ve kraliyet anlamına gelen raja kelimesinden alır, bu da onun yoganın ana biçimi sayılmasına bir göndermedir. Temelinde bilinç üzerinde çalışmak yatar: zihni analiz ederek zihin üzerinde kontrol sahibi olmayı amaçlar. Bu yönüyle raja yoga bir tür zihin yogası olarak da düşünülebilir. Hatha ve kundalini gibi en bilinen yoga ekolleri de raja yoganın birer parçası kabul edilir. İnsan varoluşunun fiziksel, zihinsel ve ruhsal üç boyutunu birden kapsayan raja yoga, kişiye kendini gerçekleştirebileceği bütünsel bir yol sunar.
Raja yoganın sekiz basamağı vardır ve bu basamakların tamamı, Patanjali'nin Yoga Sutraları adlı eserinde ele alınır. Sekiz basamaklı yol olarak da anılan bu uzuvlar, zaman içinde zihin üzerinde kontrol kurarak özgürleşme yolunda ustalaşmaya yardımcı olabilir.
Düzenli bir raja yoga pratiği, zihinsel istikrarın gelişmesine ve zihin sağlığının korunmasına katkı sunabilir. Zamanla zihnin karmaşık ve anlamsız düşüncelerden arınmasına yardımcı olabilir, iç dünyada bastırılmış pozitif duyguların açığa çıkmasını destekleyebilir. Günlük yaşamın bir parçası hâline geldiğinde kişiyi içsel özgürlüğe yaklaştırabilir ve kendi içsel yaşam gücüyle bağ kurmasına olanak tanıyabilir. Sürekli stres ve endişeyle çalışan, sempatik sinir sisteminin hep aktif olduğu bir zihin yapısının dönüşmesine de katkı sağlayabilir. Odaklanma ve konsantrasyon becerisini geliştirerek zihnin sakinleşmesine, doğayla ve insanlarla daha dengeli ilişkiler kurulmasına yardımcı olabilir.
Raja yoga, temelindeki basit teknikler sayesinde günlük yaşama kolayca uyarlanabilir. Şu adımları deneyebilirsiniz:
Yeni başlayanlarda düşünceleri yargılama eğilimi görülebilir; bunun yanlış bir durum olmadığını, pratik arttıkça zihinsel kontrolün gelişeceğini unutmayın. Gözleri kapatmak zorlayıcı geliyorsa mum ışığına ya da sabit bir nesneye bakarak odağınızı güçlendirebilirsiniz. Çevresel sesler daha az olduğu için erken sabah saatleri pratiği destekleyebilir. Meditasyona ek olarak, raja yoganın bir parçası olan hatha yoga asanaları da uygulanabilir, nefes farkındalığıyla yapılan hatha yoga, raja yoga meditasyonunu daha konforlu hâle getirebilir. Yoga deneyimi az olanlar için kedi/inek (marjaryasana/bitilasana), kobra (bhujangasana), aşağı bakan köpek (adho mukha svanasana), dağ (tadasana), oturarak öne eğilme (paschimottanasana) ve ceset (savasana) temel pozlar arasındadır.
Yin yoga, adından da anlaşılacağı gibi bir yavaşlama sanatıdır. Modern dünyanın hızlı ve gürültülü temposunda yin yoga stresi önlemenin, zihni yavaşlatmanın ve beden ile zihin dengesini kurmanın bir anahtarı olabilir. Pratiğinize yin yogayı eklemek, hayatın daha yumuşak ve düşünceye dayalı yönlerini daha hareketli pratiklerle birleştirerek sizi fiziksel, duygusal ve zihinsel bir enerji dengesi olasılığıyla tanıştırabilir. Kendinizi derinlemesine dinlemenin bu kadim sanatını öğrenerek doğanızın daha sakin ve içe dönük yönlerine odaklanabilirsiniz.
Geleneksel yoga türlerine kıyasla çok daha yavaş ilerleyen yin yoganın en belirgin farkı, pozisyonlarda uzun süre ve pasif biçimde kalmasıdır. Bir yin yoga hareketleri dizisinde tek bir poz çoğu zaman 3 ila 5 dakika, bazen 20 dakikaya kadar sürebilir. Amaç, duruşlar arasında hızlıca hareket etmek değil, her pozisyonda kalça ve omurga gibi bölgelerdeki derin bağ dokularını nazikçe esnetmektir. Bu yavaşlık, nefesinize ve iç sesinize kulak verebileceğiniz bir alan açar, böylece bedeninizin fiziksel duyumlarına uyum sağlamanız kolaylaşır. Yin yoga sakinleşmenize, anda kalmanıza ve kendi içinize dönerek zihninizde sakin bir yolculuğa çıkmanıza olanak tanıyabilir.
Yin yoga, bütünsel bir iyilik hâli için destek alabileceğiniz pratiklerden biridir. Düzenli uygulandığında sağlayabileceği bazı katkılar şunlardır:
Bunların yanında yin yoga nefes farkındalığınızı ve uyku kalitenizi desteklemeye, daha iyi odaklanmanıza ve duygularınızda denge bulmanıza katkı sağlayabilir.
Yoga felsefesi denince yin yoganın kökleri bizi Çin'in kadim Taocu geleneğine götürür. En az üç bin yıllık bu felsefenin özü, evrenin doğal akışıyla ve ritmiyle uyum içinde olmaktır. Yin yoga, bu uyumu sakin bir dengeyle sürdürmeyi hedefler ve Çin ile Tayvan'da Dao Yin olarak da bilinen Taoist yoganın bir parçası olarak yüzyıllardır uygulanır. Çin tıbbına göre yin yoga duruşları, bedenin enerji kanallarından geçen chi (ya da qi) akışını desteklemek üzere tasarlanır; bu enerji akışının rahatlamasının bedensel ve duygusal iyiliğe katkı sağlayabileceğine inanılır.
Felsefenin merkezinde, Çin düşüncesinde geniş yer tutan yin ve yang ilkesi vardır. Bu ilkeye göre her iyiliğin içinde biraz kötülük, her kötülüğün içinde biraz iyilik bulunur; yin ve yang, doğadaki zıt ama birbirini tamamlayan ilkeleri temsil eder. Örneğin bedendeki sert bağ dokular yin; daha hareketli ve esnek kaslar ile kan ise yang olarak görülür. Ashtanga ve vinyasa gibi uyarıcı yang pratiklerinin aksine, yin yogada sabit ve rahatlatıcı duruşlar tercih edilir. Yin yoga ayrıca Çin tıbbındaki beş element öğretisinden de yararlanır: ateş, toprak, su, tahta ve metal. Bu elementlerin yaşam döngüsü boyunca bedende dönüşüm geçirdiğine inanılır; yin yogadaki belirli duruşlar da bu niteliklerin uyumlanmasına yardımcı olmak için kullanılır.
Özetle yin yoga felsefesi, yaşam gücünü ve kişisel farkındalığı artırmaya odaklanır. Duygu ve düşüncelerinize eğilerek kendinizi daha iyi tanımanıza, hatta bir nevi yeni bir ben keşfetmenize alan açabilir.
Yin yogada nefesin püf noktası, nefesi daha fazla uzatmak değil, her nefesin farkında olarak hareket edebilmektir; bu farkındalık nefesi beden ile zihin arasında bir köprüye dönüştürür. Pratiğiniz sırasında yararlanabileceğiniz birkaç nefes tekniği vardır:
Modern hayata yetişme çabası, derin dinlenme ihtiyacını her geçen gün artırıyor. Zihni sürekli aktif tutmak, aşırı düşünmek, stres ve kaygı; yorgunluğu kronikleştirebiliyor ve bu da enerji düşüklüğüne, huzursuzluğa, hatta uykusuzluğa yol açabiliyor. İşte güçlü bir meditasyon tekniği olan yoga nidra tam da burada devreye girer. Yogik uyku olarak da bilinen bu sistematik gevşeme tekniği, bedenden zihne uzanan derin bir farkındalıkla hem zihni hem bedeni dinlendirir. Üstelik yalnızca fiziksel ve zihinsel rahatlamanın ötesine geçerek zihni ruhsal bir disiplinle de buluşturabilir; yani bir tür uyurken uyanık olma hâline kapı aralar.
Yoga nidrayı anlamak için beyin dalgalarına kısaca bakmak gerekir. Beyin dalgaları bilimsel olarak dört ana grupta incelenir:
Yoga nidranın inceliği şudur: Farkındalığı bir miktar koruyup uyanık kalma koşuluyla beyin dalgalarını alfadan tetaya taşır ve belirli komutlarla zaman zaman alfaya, zaman zaman tetaya geçiş yaptırır. İşte bu nüans, yogik uykuyu sıradan bir iç geçişten ayırır.
Yoga nidra beş basamaktan oluşur. Başlangıçta hepsini uygulamak zaman alabilir; düzenli pratikle bu aşamaları daha kısa sürede tamamlayabilir, hatta dilediğinizde her seferinde yalnızca bir basamağı deneyimleyerek adım adım ilerleyebilirsiniz.
Klinik psikolog Richard Miller, yoga nidrayı bedeni, duyuları ve zihni doğal işlevine kavuşturmak olarak tanımlar; ona göre yogik uyku, huzuru ve refahı deneyimlemeyi sağlayan bir farkındalığı uyandırır. Miller'ın geliştirdiği ve iRest (Bütünleştirici Restorasyon) adını taşıyan protokol üzerine birden fazla klinik çalışma yapılmıştır. Bu araştırmalara göre yogik uyku; anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde destekleyici bir yöntem olarak kullanılabilir. Yoga nidranın sinir sistemi üzerindeki olumlu etkileriyle stres yönetimini kolaylaştırıp kaygıyı azaltabileceği; kan basıncının dengelenmesine, kolesterol ve insülin seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olabileceği de belirtilir. Kısacası yogik uyku, hem zihinsel hem fiziksel olarak daha kısa sürede daha derin bir dinlenme sağlayabilir.
Uygulama açısından yoga nidra genellikle bir rehber eşliğinde, 20 ila 40 dakika arasında deneyimlenir. Pratiğiniz ilerledikçe komutları telefonunuza kaydedip kendi sesinizin rehberliğinde de uygulayabilirsiniz. Tüm meditasyonlarda olduğu gibi, başlamadan önce pozitif bir dille bir niyet belirlemek güzel bir başlangıç olabilir.
Göz yogası, diğer yoga türleri gibi bütünsel sağlığı, iyi oluşu ve beden farkındalığını desteklemeyi amaçlar; farkı, odağını göz çevresindeki kaslara vermesidir. Yogik göz egzersizleri olarak da anılan bu uygulamaların göz kaslarını esnettiği ve güçlenmelerine katkı sağladığı bilinir. Bu yüzden göz yorgunluğu, bulanık görme ya da odaklanma sorunu yaşayan pek çok kişi, doğal ve basit bir yöntem olarak göz yogasına yönelir. Egzersiz ya da yoga rutininize göz yogası eklemek, hareketin doğal etkisiyle göz sağlığını desteklemeye katkı sağlayabilir.
Önemli bir not: Göz yogasının miyop, hipermetrop ya da astigmat gibi göz kusurlarına doğrudan iyi geldiğine dair yeterli bilimsel kanıt yoktur ve göz yogası bir tedavi yöntemi değildir. Yine de destekleyici bazı etkileri olabilir.
Göz yogası, otururken ya da ayakta, günde birkaç dakika ayırarak uygulanabilir. Egzersizler sırasında acele etmemek ve gözlerinize karşı nazik olmak önemlidir. Size uygun olanları seçerek başlayabilirsiniz:
Göz yogası, yüz yogasıyla birlikte uygulandığında hem göz sağlığını desteklemeye hem de yüz görünümüne olumlu katkı sağlamaya yardımcı olabilir.
Göz yogası, isteyen herkesin deneyebileceği bir uygulamadır. Ancak daha önce gözle ilgili bir cerrahi geçirdiyseniz ya da mevcut bir göz rahatsızlığınız varsa, egzersizlere başlamadan önce doktorunuza danışmanız önemlidir. Göz yogası tıbbi tedavilerin yerine geçmez. Amacı gözleri rahatlatmak, kasları güçlendirmek ve esnekliği artırmaktır. Göz sağlığı için düzenli doktor kontrolleri, yeterli su tüketimi, dengeli beslenme ve ekran süresini azaltmak da önemini korur.
Görüldüğü gibi yoga, tek bir kalıba sığmayan geniş bir dünya. Zihninizi toparlayıp disipline etmek isterseniz raja yoga, yavaşlayıp derin dokularınızı gevşetmek isterseniz yin yoga, bedeninizi derin bir dinlenmeye bırakmak isterseniz yoga nidra, gözlerinizi ekran yorgunluğundan korumak isterseniz göz yogası size eşlik edebilir. Hepsinin ortak noktası, yoganın felsefesinin kalbinde yatan o nazik davet: Kendinize biraz alan açmak ve anda kalmak.
Doğru olan, sizin o gün neye ihtiyaç duyduğunuza bağlı. Birini seçmek zorunda da değilsiniz. Zamanla hepsini deneyip bedeninize ve zihninize en iyi geleni keşfedebilirsiniz. İster yoga stüdyolarından birinde, ister evinizin sessizliğinde online yoga dersleriyle başlayın; düzenli yoga dersleri ile pratiğinizi sürdürmek, hem bedeninizle hem zihninizle yeniden tanışmanıza yardımcı olabilir. Acele etmeden, kendinize şefkatle yaklaşarak başlamanız yeterli. Gerisi yavaş yavaş gelir.
For live sessions and content → Click to download the app!