
Günlük yürüyüş veya koşu için en yeni ve pahalı ayakkabıları satın almak çoğu zaman gerekli görülmüyor. Uzmanlara göre yürüyüş ayakkabısı seçiminde temel ölçüt, ayakkabının ayağa rahat ve destekleyici olması.
Kanada’daki Calgary Üniversitesi’nde kinezyoloji alanında emekli profesör olan Benno Nigg, yürüyüş ayakkabılarının her şeyden önce konfor sağlaması gerektiğini belirtiyor. Nigg’e göre ayakkabı seçiminin zorlayıcı olmasının temel nedeni, her bireyin ayak yapısının ve ihtiyaçlarının farklı olması. Bu nedenle bir başkasının kullandığı ayakkabının aynı konforu sağlaması beklenmemeli.
Uzmanlar, yürüyüş ve koşu ayakkabıları konusunda uzmanlaşmış mağazalarda farklı modellerin denenmesini öneriyor. Olimpiyat sporcusu ve uzun yıllardır koşu koçu olan Jeff Galloway, deneyimli satış görevlilerinin yürüyüş sırasında ayağın yere basma biçimini ve ayak yapısını değerlendirerek daha uygun seçeneklere yönlendirme yapabildiğini aktarıyor. Galloway, bununla birlikte büyük mağazalarda da pek çok kişinin ayağına uygun ve konforlu ayakkabılar bulabildiğini, önemli olanın ayakta iyi hissettiren modeli seçmek olduğunu vurguluyor.
Avustralya’daki La Trobe Üniversitesi’nde podiatri profesörü olan Hylton Menz’e göre yürüyüş ayakkabıları, günlük ayakkabılar ile koşu ayakkabıları arasında konumlanıyor.
Yürüyüş yapanların ileri düzey koşu ayakkabılarındaki tüm teknolojilere ihtiyacı bulunmuyor; ancak yeterli destek sağlayan bir yapı önem taşıyor.
Oregon State University Cascades’te fizik tedavi alanında yardımcı doçent olan JJ Hannigan, mahallede yapılacak kısa yürüyüşler için pahalı ayakkabılara gerek olmadığını belirtiyor. Podiatrist Saylee Tulpule ise yürüyüş ayakkabılarında burun kısmının genellikle daha esnek olduğunu, orta tabanın ise koşu ayakkabılarına kıyasla daha sert tasarlandığını ifade ediyor. Uzmanlara göre bazı sade koşu ayakkabıları yürüyüş için de kullanılabiliyor.
Ayakkabılar arasındaki önemli farklardan biri orta taban kalınlığı. Hannigan, çok yüksek ya da çok alçak tabanlı ayakkabılardan kaçınılmasını öneriyor. Yere daha yakın tabanlar denge hissini artırırken, darbeyi yeterince emmeyen tabanlar ayak ve ayak bileği üzerindeki yükü artırabiliyor. Menz ise ayakkabının aşırı yumuşak ve kalın olmasına gerek olmadığını, yere basış sırasında oluşan darbeyi hafifçe sönümlemesinin yeterli olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre iyi bir yürüyüş ayakkabısı rahat, destekleyici ve topuk kısmı ayağa iyi oturan bir yapıda olmalı. Ayakkabı ilk denendiğinde baskı veya rahatsızlık hissedilmemesi gerekiyor. Tulpule, ayakkabı tabanının ayağın kavisini desteklemesi gerektiğini, en uzun ayak parmağı ile ayakkabının ucu arasında yaklaşık bir başparmak genişliğinde boşluk bulunmasının önemli olduğunu belirtiyor.
Cleveland Clinic’te baş podiatrist olan Georgeanne Botek, ayakkabı numarasının markaya ve modele göre değişebileceğini, ayrıca yaşla birlikte ayak yapısında da değişiklikler olabildiğini söylüyor. Bu nedenle ayakkabının mağaza içinde yürüyerek denenmesi öneriliyor. Tulpule, ayakların gün içinde şişebileceğini belirterek alışverişin öğleden sonra yapılmasının daha sağlıklı sonuç verebileceğini ekliyor.
Ayak çevresinde hissedilen baskı ve sıkılık; sürtünme, su toplaması ve nasır gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle Tulpule, adım atarken ayakların yayıldığını hatırlatarak daha geniş kalıplı ayakkabıların tercih edilebileceğini ifade ediyor.
Washington’daki Pacers Running mağazasının sahibi Chris Farley, ayakkabının asıl işlevini sağlayan orta tabanın zamanla yıprandığını belirtiyor. Botek’e göre yaklaşık 500 kilometrelik kullanım sonrası orta taban işlevini kaybedebiliyor. Kullanım mesafesi takip edilmiyorsa, orta tabanda ezilme, buruşma veya çatlama gibi belirtiler değişim zamanının geldiğini gösterebiliyor.
Menz, tabanı aşınmış ve tutuş özelliğini kaybetmiş ayakkabıların da değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. Botek ise ayakkabılarla yapılan kısa bir yürüyüş sırasında veya sonrasında ağrı oluşmasının da önemli bir işaret olabileceğini vurguluyor.