Sınırlar: Denge ve Bütünlük Atölyesi
Sınır koymakta zorlanıyor musun?
Hayır demek istediğin halde evet dediğin oluyor mu?
Başkalarının ihtiyaçlarına yer açarken kendi ihtiyaçlarını geri plana attığını fark ediyor musun?
Ya da bir ilişki içinde sürekli karşı tarafı düşünürken, kendi alanını korumakta zorlanıyor musun?
O halde bu atölye sana göre.
Sınırlar yalnızca insanlara "hayır" demek değildir.
Sınırlar; neye ihtiyacın olduğunu fark etmek, bunu ifade edebilmek ve ilişkiler içinde kendini kaybetmeden var olabilmektir.
Ancak çoğumuz için bu hiç de kolay değildir.
Çünkü sınır koymak bazen suçluluk hissettirebilir.
Bazen bencil görünmekten korkarız.
Bazen reddedilmekten çekiniriz.
Bazen de ilişkiler zarar görmesin diye kendi ihtiyaçlarımızdan vazgeçeriz.
Fakat uzun vadede bu durum yorgunluk, kırgınlık, öfke ve tükenmişlik yaratabilir.
Bu atölyede sınır koyma konusuna yalnızca iletişim açısından değil; duygu düzenleme, özdeğer ve sinir sistemi perspektifinden de bakacağız.
Neden bazı insanlara sınır koymak daha zor?
Neden "hayır" demek bu kadar zorlayıcı gelebiliyor?
Sınırlar tanınmadığında bedenimizde ve duygularımızda neler oluyor?
Kendi alanımızı korurken ilişkilerimizi nasıl sürdürebiliriz?
Yaklaşık üç saat süren bu atölyede inceleyeceğimiz başlıklardan bazıları:
Sınırlar nasıl belirlenir?
Neden sınırlar zamanla silikleşir?
Geçirgen sınırlar nedir?
Sınırlar tanınmadığında duygu düzenlemesi nasıl yapılır?
Neden "hayır" demek zordur?
Sağlıklı iletişim ve sınır koyma becerileri
İlişkilerde kaygı ile baş etmek
Kendi alanını şefkatle korumak
Bu atölyeyle birlikte sınır koymaya daha yakından ve şefkatle bakabileceksin.
Kendini suçlamadan ihtiyaçlarını fark etmeyi, ifade etmeyi ve korumayı öğrenebileceksin.
Çünkü ilk başta zor görünse de, uzun vadede huzurun için "hayır" demek cesaret değil; kendine karşı sorumluluğundur.
Daha dengeli, daha bütün ve daha doyumlu bir yaşam için buluşmak üzere.